TOKAT

Tokat’ın Tarihi

Tokat, kent adının kökeni konusunda çok sayıda rivayet bulunmaktadır. Bazı çalışmalarda Tokat’ın Togayıt Türkleri tarafından kurulduğu ve şehrin isminin bu topluluğa dayandığı öne sürülmüştür. Ali Cevat ve İ.Hakkı Uzunçarşılı gibi kimi tarihçiler, şehrin adının Tok-kat yani surlu şehir özelliğinden geldiğini savunmuşlardır. Bir başka görüşe göre ise, şehir adını Tok-at yani besili attan almıştır.

 Tarih Öncesi Dönem

         Komana Pontika, Pontus Galatikus, Pontus Polemonniakus, Evdoxia, Dokia sözcükleri İ.Ö. 4. yüzyıldan başlayarak Pers, Helenistik, Roma ve Bizansdevirleri boyunca varlığını sürdüren tarihsel kent Tokat ve çevresinin kayda geçen en eski adlarıdır.

Sebastapolis

Sebastapolis

 

         Paul Wittek, Tokat’ın Bizans şehirlerinden Dokeia olduğunu ileri sürmüş ve çeşitli örneklerle bunu ispatlamaya çalışmıştır. Tokat kelimesi üzerine bir bildiri kaleme alan Sargon Erdem de Paul Wittek’in bu görüşünü desteklemiştir. Erdem, Dokeia kent adının çanak memleket anlamına geldiğinin söylenebileceğini, “etrafını çevreleyen dağlar arasında, gerçek bir çanak görünümünde olan ve devamlı surette içine su dolmak yani sel gelmek tehdidi altında yaşayan bu memleket için verilebilecek en uygun ismin” de bu olduğunu belirtmiştir.

 

Bugünkü şehir merkezinin 9 km. kuzey doğusundaki Gümenek, (Komana)Tokat’ın ilk yerleşim yeri olarak kabul edilmektedir. Tarih öncesi çağlara ilişkin, bilim adamları tarafından yapılan araştırmalar neticesinde ortaya çıkarılan eserler, Kalkolitik ve Tunç Çağlarında Tokat çevresinde yerleşimin olduğunu göstermektedir.

Daha sonraki tarihi süreçte, Tokat’a sırasıyla Hititler, Firigler, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler ve Makedonlar hâkim olmuştur. M.Ö. 301 – M.S. 66 yılları arasında Pontus Krallığı’nın hâkimiyet sahasına giren Tokat, M.S. 66’dan M.S. 395’e kadar Roma hâkimiyetinde kalmıştır. Roma sonrası Bizans’ın hâkimiyet alanına giren Tokat’a, Emevi ve Abbasi’ler tarafından akınlar yapılmıştır.

Osmanlı Dönemi
1071 Malazgirt Zaferi sonrasında ise, Anadolu’da başarılı komutanlar tarafından fetihler yapılmış ve bu komutanlardan Danişmend Gazi 11. yüzyılda, Tokat ve çevresini fethederek bu bölgede Türk-İslam kültürünün yerleşmesini sağlayacak olan Danişmendli Devleti’ni Niksar merkez olmak üzere kurmuştur. Danişmendlilerden sonra 12. yüzyılda, Anadolu Selçuklu Devleti’nin hâkimiyet sahası içerişinde yer almış olan Tokat, Anadolu Selçuklu Devleti’nden sonra bazı beyliklerin sınırlarına dâhil edilmiştir. Bu dönemde eğitim ve kültür faaliyetleri hız kazanmış ve bu doğrultuda meydana getirilen mimari eserlerden bazıları günümüze kadar ulaşmıştır.

1240 Baba İshak Ayaklanması’ndan etkilenen yörede, 1243’ten sonra sırasıyla, Moğol, İlhanlı, Eratna Beyliği, Kadı Burhanettin Devleti veAkkoyunlular hüküm sürmüştür.

         Tokat, 1398 yılında Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı Devleti topraklarına dâhil edilmiştir. Fatih Sultan Mehmed ve Yavuz Sultan Selim,doğu seferlerine giderken Tokat’a uğramışlar ve kentte bir müddet konaklamışlardır. 1473’de Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan Tokat’ı yaktırmıştır1507’de şehir Şah İsmail tarafından kuşatılmış ancak teslim olmamıştır. II. Bayezid zamanında başlayan ve Yavuz’un son yıllarına kadar sürenCelali Ayaklanmaları‘nın ilk dalgasından Tokat büyük ölçüde etkilenmiştir. Hatta, Celali İsyanlarına esin kaynağı olan ve isyanlara adını veren Celal, Turhal’lıdır. İran seferi dönüşünde Kanuni Sultan Süleyman 1559’da Tokat’a uğramıştır.

 

Osmanlı Döneminde Sivas Eyaleti’ne bağlı bir kaza olarak idare edilen Tokat, bu statüsünü XIX. yüzyılın son çeyreğine kadar sürdürmüştür. Ticaret yolu üzerinde bulunmasının da büyük etkisiyle XVII. ve XVIII. yüzyıllarda gelişme gösteren Tokat, XIX. yüzyılda iç ve dış sebeplerden dolayı bu gelişimini sürdürememiştir. 1701’de İstanbul’dan Karadeniz yoluyla Erzurum’a giden ve oradan kervanla 28 Eylül’de Tokat’a ulaşan Joseph de Tournefort daha sonra basılan seyahatnamesinde Tokat için şu cümleleri sarf etmiştir: “Dünyada, bu kentinki kadar özel bir konuma sahip başka bir kent yok. Hatta çok ürkütücü, dimdik ve dümdüz yontulmuş iki mermer kayayı bile boş bırakmamışlar ve her birinin tepesine birer kale yapmışlar. Tokat’ın sokakları oldukça iyi kaldırımlanmış. Sanırım varlıklılar, fırtınalar sırasında yağmur sularının evlerinin bodrumlarına dolmaması için kaldırımları yapmak zorunda kalmışlar ve sokaklarda akan sular için arklar açtırmışlar. Kentin üzerinde yer aldığı tepelerde o kadar su kaynağı var ki her evin kendi çeşmesi var…”

 

XIX. yüzyılda yapılan idari düzenlemeler neticesinde, Sivas Vilayeti Merkez Sancağı’na bağlı bir kaza olarak idare edilen Tokat, 12 Ocak 1880 tarihinde Sultan II. Abdülhamid’in iradesiyle sancak statüsüne çıkarılmış ve bazı kazaların da bu sancağa bağlanmasıyla söz konusu sancağın sınırları genişletilmiştir. Başlangıçta bu yeni sancağın kazaları Zile, Erbaa ve Niksar’dan ibaret iken 1326/1908’de Karahisar-ı Şarkî sancağına tabi İskefsir (Reşadiye)’in de ilavesiyle dört kazalı bir sancak haline gelmiştir. Tokat Sancağı, mevcut idari yapılanmasını 1920 yılına kadar sürdürmüştür.

 Cumhuriyet Dönemi

Tokat Sancağı, 31 Mayıs 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi İcra Vekillerinin aldığı bir kararla bağlı bulunduğu Sivas Vilayeti’nden ayrılarakmüstakil vilayet haline getirilmiştir. 1944’te Artova ve Turhal, 1954’te Almus, 1987’de Pazar ve Yeşilyurt, 1990’da Sulusaray ve Başçiftlik ilçeleri kurulmuştur.

 

Kurtuluş Savaşı sırasında da Tokat’ta bazı dikkat çekici olaylar yaşanmıştır. Şehirde bir Müdafa-i Hukuk Cemiyeti kurularak halk Pontus eylemlerine karşı örgütlenmiştir. İzmir’in Yunanlarca işgali ilk kez, Niksar ilçesinde 20 Haziran 1919’da yapılan bir mitingle protesto edilmiştir.

 

26 Haziran 1919’da Atatürk Amasya’dan Sivas’a geçerken Tokat’a uğramış ve şehirde bir süre dinlenmiştir. İstanbul’un 16 Mart 1920’de İtilaflar tarafından işgalini protesto için Tokat’ta büyük bir miting tertip edilmiştir. 21 Kasım 1931’de Sivas gezisinin ardından Atatürk, Tokat’ı da ziyaret etmiştir.

 

Tokat’ın Tarihi Yerleri

TOKAT KALESİ

Şehrin ortasına yakın bir yerde dik ve sarp kayalar üzerine kurulmuştur.Savunma amaçlı kurulan kale, tarihi boyunca önemli kişilerin muhafazası ve hapsi amaçlı kullanılmıştır.Önce Selçuklular, daha sonra da Osmanlılar tarafından restorasyonu yapılmıştır.Üzerinde mescid ve levazım depolarıyla kale komutanın evi bulunmaktadır.Kalenin içinden şehre kadar inen Ceylan yolu ismiyle bilinen 362 basamaklı bir merdiven olduğu bilinmektedir.M.S.5. veya 6.yüzyılda kurulduğu sanılmaktadır.Kaleden Tokat’ın doyumsuz bir seyri vardır.Özellikle Sulusokak tarafında bulunan tarihi eserlerin yoğunlaştığı bölgenin görüntüsü seyredeni nostaljik bir duygunun büyüsüne kaptırmaktadır.Kalenin en yüksek burcunda Ayar Kalesi bulunmaktadır.

          

TAŞHAN

1631 yılında yaptırılan Taşhan büyük bir Osmanlı eseridir.Kuzey Güney konumunda kesme taş ve tuğladan dikdörtgen şeklinde ve iki kat olarak inşa edilen hanın ortasında büyük bir avlu yer almaktadır.112 odası ve bir mescidi bulunan hanın, her iki katında avluya bakan revaklar bulunmaktadır.Taşhan bulunduğu bölgeye farklı bir güzellik katmaktadır.Tarihi Taşhan’ ın yapı özelliği bozulmadan nostalji Kervansaray otele dönüştürme projesi sürdürülmektedir.

 

SULUHAN

Sulusokak’ ta Bedesten yanında yer alan hanın yapılış tarihi bilinmemektedir.Halen Belediye Aşevi olarak hizmet vermektedir.

PAŞAHAN

Sulusokağın sonundadır.1.Sultan Mahmut zamanında Zaralızade Mehmet Paşa zamanında 1752 yılında yaptırılmıştır.Paşa Han’ın kesme taştan yapılmış güzel bir porteli ve çevresi sağır duvarlarla çevrili bir avlusu vardır.

 

        

DEVECİ HAN (DEVELİK HAN)

Takyeciler Camiinin güneyindedir.Kendi haline terk edilmiş han harap durumdadır.İki katlı ve revaklı bir avlusu olan han kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmıştır.

 

BEDESTEN VE ARASTA

Takyeciler camiinin doğusundadır.Evliya çelebinin “Sultan çarşısı kadar güzel bir çarşıdır.Halep ve Bursa çarşıları gibi gayet tertipli kurulmuştur.”dediği Bedestenler, İstanbul kapalı çarşısının Bedesten bölümüne çok benzerliği vardır.Tokat valiliğince restore edilerek yazma, bakır ve el sanatları satış yerleri olarak hizmete geçirilmesi projelendirilmiştir.

SAAT KULESİ

Behzat semtinde şehrin her yanından görülebilecek şekilde 1902 yılında yapılmıştır.Kapısı güney yönünde olup yüksekliği 33.metredir.Kesme taştan inşa edilmiştir.

SENTİMUR TÜRBESİ

G.O.P Bulvarı üzerindedir.Moğol emirlerinden Sentimuroğlu Nurettin’ e aittir. 1314 yılında yapılan türbe kesme taştan, kare mekan üzerine tuğladan örülmüş sekizgen yıldız planlı tromplu bir külahla örtülüdür.Doğu yönündeki penceresi barok karakterli olup renkli taşlar işlenmiştir.Türbe içerisinde Moğol emiri Sentimur oğlu Nurettin’in mezarı bulunmaktadır.

   

SÜMBÜL BABA ZAVİYESİ  

1291 yılında yapılmıştır.Selçuklu mimarisinde az rastlanan asimetrik planına göre en ilginç yanı portalıdır.Gök mermerden yapılmış stalaktitli portalin çevresini bitkisel motifli rölyef bordür çevrelemektedir.

ALİ TUSİ TÜRBESİ

1233 yılında Selçuklu Devlet adamı Ali El Tusi tarafından kendisi için yaptırılmıştır.Mekan dört köşe olup üzerine sekiz köşeli tromplu bir kubbe oturtulmuştur.Güney cephesinde mozaik çini kaplı, sivri kemer alınlıklı iki dikdörtgen pencere yer alır.

ÇUKUR MEDRESE

1152 yılında yapılmıştır.En önemli özelliği 14 metre çapındaki tromplu kubbesinin ortasında 10 metreye yakın açıklığın olmasıdır.Anadolu’nun ilk medreselerinden biridir.Danişmentli Melik Nizamettin Yağıbasan tarafından yaptırılmıştır.Yapı iki yanda eyvanlı ve tonozlu odalarla çevrelenmiştir.Odalar ortasındaki kubbeli avluya açılırlar.

TARİHİ SOKAKLAR

Birbirleri üzerine yaslanmış, adeta bir dayanışma içerisinde olma görüntüsü veren yaşlı evlerin, mahzun görüntülerinin insanı apayrı bir dünyaya götürdüğü daracık sokaklar.

BEY SOKAĞI

Tokat İl merkezinde bulunmaktadır.Her iki tarafında Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk dönemine ait ahşap sivil mimari evler sıralanmaktadır.Sokağın huzur veren görüntüsü, gezenlere bambaşka bir haz vermektedir.

TARİHİ ESKİ TOKAT EVLERİ

Uzun yıllar ayakta kalabilme mücadelesi vererek yorgun düşmüş, umutla eski muhteşem görüntülerine döneceği günleri bekleyen onlarca evler ve bu evlerdeki günlük aile yaşamı ile sonbahar ve kış ihtiyaçları için yapılan hazırlıklarla bayram ziyaretlerindeki komşuluk ilişkileri apayrı bir nostaljidir, Tokat evlerinde …

 

  

MÜZELER

GÖKMEDRESE (PERVANE DARÜŞŞİFASI)

Şehir merkezinde bulunan Gökmedrese 1277 yılında Muineddin Pervane Süleyman tarafından yaptırılmış bir Selçuklu eseridir.Anadolu Selçuklu Döneminin mimarlık ve sanatının en belirgin özelliklerini taşımaktadır.

Gökmedrese iki katlı, iki eyvanlı, ortası açık avlulu ve revaklı plan tipindedir.18.yüzyıla kadar medrese bimarhane ve bir odası türbe olarak, daha sonrada göçmen barınağı olarak kullanılmıştır.Müze içerisinde 6000 yıllık Tokat tarihinin her dönemine ait eserler sergilenmektedir.

LATİFOĞLU KONAĞI

Tokat il merkezinde Gazi Osman Paşa Bulvarı üzerinde yer alan konak 18.yüzyılda Osmanlı Barok uslübun da inşa edilmiştir.İki katlıdır.İçerisinde bulunan ahşap oymalar ve kalem işi süslemelerin mükemmelliği, Türk insanın sanat ruhunun en belirgin ifadesidir.Örneklerin en güzelidir.Konağın muhteşem güzelliği gezip görene böyle bir konakta yaşama özlemi çektirmektedir.

KÖPRÜLER

HIDIRLIK KÖPRÜSÜ

Şehrin kuzeyinde Yeşilırmak üzerindedir.Selçuklu döneminin ilimizdeki ihtişamlı eserlerinden olan Köprü, kesme taştan yapılmış olup, 5 kemerli 151 metre uzunluğunda ve 7 metre enindedir.Halen kullanılmaktadır.

LEYLEKLİ KÖPRÜ

Niksar İlçesi Çanakçı deresi üzerinde Arasta çarşısı çıkışında yer alan köprü yarım daire kemerli .Tek gözlü .Kesme taştan yapılmıştır.Köprünün kemer kısmındaki taş üzerinde ağzında yılan tutan bir leylek rölfeyi bulunmaktadır.Köprünün mimari yapısı göz önüne alındığında Roma döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir.

PAZAR KÖPRÜSÜ

Tokat Turhal yolunu Yeşilırmak üzerinden Pazar’a bağlayan köprü, Selçuklu Dönemi eseridir.

TALAZAN KÖPRÜSÜ

Niksar-Erbaa şosesinin 15.km’ sinde , Kelkit suyu üzerinde kesme taştan, sivri kemerli, yedi gözlü ve su basmanları sivri mahruz şeklinde Talazan Köprüsü  vardır.

1200-1220 tarihleri arasında inşa edildiği sanılan Talazan Köprüsü, Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşır.

TARİHİ CAMİLER

Tokat Yeşilırmak vadisinde bulunmanın verdiği avantajla tarih boyunca önemli bir yerleşim merkezi olmuştur.Özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde çok sayıda cami yaptırılmıştır.Bu camilerde taş işçiliğinin güzel örneklerini bulmak mümkündür.

ALİ PAŞA CAMİİ

Şehir merkezindedir.II.Selim zamanında 1572 yılında yaptırılmıştır.Cami, hamam ve türbeden oluşan külliyedir.Ali Paşanın eşi ve oğlu Mustafa Bey ‘in türbeleri de camii avlusundadır.16.Yüzyıl Osmanlı Camii mimarisinin özelliklerini taşıyan ve Mimar Sinan ekolünde yapılan caminin kare olan ana mekanı üzerinde tek kubbesi ve tek minaresi vardır.Halk arasında “Meydan Camiinin kapısı Ali Paşa Camiinin yapısı” deyimi yaygındır.

BEHZAT CAMİİ 

İl merkezinde Behzat çarşısında Behzat çayı yanındadır.Kanuni Sultan Süleyman zamanında hoca Behzat tarafından 1535 yılında yaptırılmıştır.Kesme taştan güzel bir minaresi olan camiinin yanındaki mezar Hacı Behzat’a aittir.

MEYDAN CAMİİ

Sultan 11.Beyazıt’ın annesi Gülbahar Hatun adına yaptırdığı camii kayıtlarda “Hatuniye Cami” olarak geçmektedir.Meydan mahallesinde adını aldığı geniş bir alan üzerinde 1485 yılında yaptırılmıştır.Tokat’ta yapılmış en güzel Osmanlı eserlerinden birisidir.Kesme taştan inşa edilmiş, ana mekan üzerinde tek minaresi ve 6 sütundan oluşan 5 kubbeli son cemaat yeri vardır.Meydan camiinin Selçuklu tarzı Skalaktitlerle işlenmiş mermer portalı ve künde kari tekniğinde yapılmış ahşap kapı kanatları birer sanat şaheseridir.

ULU CAMİİ 

Tokat’ta  orijinalliğini en fazla koruyan tarihi eserlerden biri olan Ulu Camii, moloz ve kesme taşlardan yapılmıştır.Üst örtüyü taşıyan dörtgen ayak ve ayakları birbirine bağlayan kemer yüzeylerinde orijinal kalem işi süslemeler yer almaktadır.Ahşap üst örtüde künde kari tekniğinde yazılmış ahşap panolar ve yaldızlı boyalı bezemeler muhteşem bir görüntüye sahiptir.

TAKYECİLER CAMİİ

Diğer camilere göre değişik üslubu  olan Takyeciler Camiinin yapıldığı tarih bilinmemektedir.Camide moloz ve kesme taştan yapılmış mekan ve kolonlar üzerinde 9 kubbe bulunmaktadır.

GARİPLER CAMİİ

Pazarcık mahallesinde  bulunan Garipler Camii Tokat’ın en eski camisidir.Danişment Gümüştekin Ahmet Gazi bu camii 1074 yılında yaptırmıştır.Orijinal minaresi XI.yüzyıl Türk tuğla işçiliğinin güzel örneklerinden biridir.Renkli çinilerle süslenmiştir.

 

 

HAMAMLAR

Hamamlarımız Türk insanının gönül temizliğinin yanında bedensel temizliğe de ne kadar önem verdiğinin en güzel ifadesidir.Türk hamam kültürünün en yoğunlaştığı bölgelerden biriside Tokat’tır.İlimizde tarihi hamamlar mevcuttur.Bunun yanında ülkemizde hamamcılık yapan insanların büyük bir çoğunluğu da Tokatlıdır. ALİ PAŞA HAMAMI

1572 yılında Ali Paşa tarafından yaptırılan külliyenin bir bölümüdür.Kadın ve erkek kısımları simetrik olan yapının, soyunma yeri kare sıcaklık bölümü dört eyvanlıdır.Karşılıklı dört eyvanı beşik tonozlu olan yıkanma yerinin köşe halvetleri basık ve kubbelidir.

PERVANE HAMAMI

13.yüzyıl Selçuklu yapısıdır.Kadınlar ve erkekler için ayrı bölümleri olan çifte hamam tarzında simetrik olarak planlanmıştır.

MUSTAFA HAMAMI

Selçuklu döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir.Kitabesi yoktur.

SULTAN HAMAMI

Dış Bağlantı Linki TOKAT.